SELAM CUMHURİYET DOSTLARI, MERHABA ÖZDE ATATÜRKÇÜLER!

29 Ağustos 2007 | Yazan: deniz

Bizler Atatürkçü ve vatansever bir grup olarak yeni bir sivil toplum hareketi yaratma çabası içindeyiz. Grubumuzu “Tam bağımsız ve laik bir cumhuriyet için mücadele eden gönüllülerin oluşturduğu fikir paylaşım grubu” olarak tanımlıyoruz.

Her şey ulusal gazetelerimizden birinde, bir Türk hekiminin mektubunun yayımlanmasıyla başladı. Bizi ateşleyen kıvılcım da bu oldu. Kısa sürede gelişen ve genişleyen hareketimiz, hem tüm Türkiye’yi, hem de yurtdışında yaşayan Cumhuriyet Dostları’nı kucaklamaktadır. Amacımız, bir taraftan “laik-demokratik hukuk devleti” yapısını ve Atatürk ilkelerini korurken, diğer taraftan da temsili demokrasinin ülkemiz genelinde tam bağımsızlık ilkesiyle kökleşmesini sağlamaktır. Aynı paralelde gücünü HAK’tan alan bir Demokratik Kitle Örgütü anlayışıyla, özellikle az gelişmiş yörelerde ve varoşlarda yaşayan vatandaşlarımızın, Cumhuriyet’in kazanımları konusunda bilinçlendirilmesi hedeflerimiz arasında bulunmaktadır.

Çağdaş, aydın, laik ve Atatürkçü birer Türk insanı olarak ülkemizin size, her zamankinden daha çok ihtiyacı bulunmaktadır. Oluşumumuzda yer alarak yeni bir heyecanla teşekkül eden ve her gün büyümekte olan bu GÖNÜLLÜ HALK HAREKETİNE destek veriniz.

ÇIĞ GİBİ BÜYÜYORUZ!

Topu topu ilk iki hafta içinde 51 kişi olmuştuk; 5 Eylül 2007 itibarıyla ise 180 üyeyi aşmış bulunuyoruz.
Aynı zamanda sizler gibi CUMHURİYET DOSTLARI‘nı kazanmamıza lütfen yardımcı olunuz…

Saygılarımla,
Sadun OKYALTIRIK - Grup Moderatörü

Kategori: Türkiye

59 Yorum yapılmış

  1. entafm.net

    bu vatan için ataturk için cumhuriyet için sonuna kadar destekçiyiz

  2. gökçe somun

    bu site sayesinde daha da büyürüz umarım.çok güzel bir site olmuş.hazırlayanları tebrik ederim;))

  3. hüseyin okandan

    ellerinize sağlık, ancak benim yaklaşımım herşeyi ile yeni
    olup eski hiçbirşeyi çağrıştırmayan birşey olmalı ve tabiiki
    bencede değişmez Atatürk ilkelerini hatırlatacak 6 okun dı-
    şında bir figür bulunmalı diye düşünüyorum ancak ne olabileceğini ben de bulamadım.
    saygı ve sevgilerimle,

  4. A.GÖZDE SIDAR

    bir siteye üye olmak neden bu kadar zor. sürekli internet explorer önüme bi sayfa açıyor ve üye olamıyorum.eminim 2 haftada daha nice yüzlerce insanın üye olamamasının sebebi budur.cumhuriyete sanal ortamda bile kavuşamıyoruz…

  5. dursun önal

    her türlü desteğe hazırım.desteklerin lafta kalmaması gerekir.sizleri kutluyorum.

  6. sibel

    Şu aşamada çok güzel bir oluşum umarım devamlılığını sağlar ve en önemliside halk tabanına inmeyi ve insanların özelliklede gençlerin günenini kazanır.
    Benim en çok hoşuma giden varoş bölgelerinde bulunan gençlerin Atatürkçülük hakında bilgilendirilmesi oldu.Ben de Bağcılar’da oturuyorum ve Alevi bir gencim.Bir Alevi genci olarak son zamanlardaki ülkemiz açısından gelişen olaylara üzüntüyle bakıyorum.Ama bu biz gençleri yıldırmamalı.Siyasetten anlamasamda bu olaylar beni Atatürkçülüğe daha sıkı bağlanmama daha fazla öğrenme içerisine girmeme neden oldu.Bu siteyi Cumhuriyet gazetesinde Emre Kongar’ın bugünkü yazısında okudum.Umarım çok büyük işler başaran Atatürkçü,laik gençlerin ortak buluşma noktası olur.Teşekkürler…

  7. sibel

    Şu aşamada çok güzel bir oluşum umarım devamlılığını sağlar ve en önemliside halk tabanına inmeyi ve insanların özelliklede gençlerin güvenini kazanır.
    Benim en çok hoşuma giden varoş bölgelerinde bulunan gençlerin Atatürkçülük hakında bilgilendirilmesi oldu.Ben de Bağcılar’da oturuyorum ve Alevi bir gencim.Bir Alevi genci olarak son zamanlardaki ülkemiz açısından gelişen olaylara üzüntüyle bakıyorum.Ama bu biz gençleri yıldırmamalı.Siyasetten anlamasamda bu olaylar beni Atatürkçülüğe daha sıkı bağlanmama daha fazla öğrenme içerisine girmeme neden oldu.Bu siteyi Cumhuriyet gazetesinde Emre Kongar’ın bugünkü yazısında okudum.Umarım çok büyük işler başaran Atatürkçü,laik gençlerin ortak buluşma noktası olur.Teşekkürler bu siteyi hazırlayanlara ….

  8. ERDAL YÜCEL

    Sevgili Sadık OKYALTIRIK,

    Adınızdan, çabalarınızdan söz eden tümceleri Emre Kongar’ ın köşesinde okudum. Bir süredir evimden, bilgisunar erişiminden uzakta olduğumdan size yazamadım. Gerçek bir cumhuriyetçi, Atatürkçü olarak çabalarınızın, ” Türkiye için bir şeyler yapılmalı. ” diyen tüm cumhuriyet dostlarının yanında olduğumu bildirir, saygılar sunarım. Erdal YÜCEL-Emekli Öğretmen.

  9. sercan

    bu site denizlerin,uğurların ve bu vatan için canlarını feda etmiş nice aydınlarımızın sitesi olsun…tam bağımsız Türkiye’miz için birleşelim ve cumhuriyetimizin her zaman bekçisi olalım…ellerinize sağlık gerekli bi adım atmışsınız bu siteyi kurmakla!!!…

  10. DR.NURAY BAYRAM

    Sadece Türkiye’nin değil yaşadığımız coğrafyanın kaderi değişirken, gözümüzün önünde bunca hukuksuz ve ilkesiz işler yapılırken oturup da olanları acı içinde izlemek, herşeyi kabullenmek demektir. Gelişmelerden rahatsızlık duyan ve ne yapmalı diye kafa yoran insanlar için böyle bir paylaşım ortamı ciddi umuttur. Elbette çok kolay olmayacağını, zaman zaman anlamsız tartışmalarla zaman kaybedileceğini, fikir ayrılıkları olabileceğini baştan göze almak gerek. Ama ortak payda etrafında toplanıp, Türkiye üzerinde oynanan oyunlara karşı bir güç oluşturmak artık kaçınılmaz oldu.

    Bu nedenle “Ben de Cumhuriyet İçin Varım.”

    Saygılarımla

  11. Ethem SAĞLIK

    Bizler ve bizim gibi düşünenler ve ülkemizde gelişen olaylar çerçevesinde neler yapabileceğimizi ve biz kimleriz diye bakabileceğimiz bir yerin olması ne güzel
    teşekkürler tüm emeği geçenlere

  12. Çağdaş

    Merhaba kendilerini laik,demokratik,tam bağımsız bir türkiye ideali için gönül vermiş özde Cumhuriyet dostları.Artık birleşmenin,el ele vermenin zamanı gelmiştir.Türkiye nereye gidiyor?Atatürk’ümüzün yolundan sapmalar başlamıştır.Önce Anayasa’dan daha sonra tüm toplumun bilincinden söküp atmak için,Ilımlı İslam Modelini ülkemiz de uygulamaya sokmak için zaman kazanmışlardır,6.Cumhuriyetçiler.Meydanı boş bırakmamak gerekir.Var gücümüzle her türlü pisliklere göğüs germeliyiz.

  13. Nilgün Başer

    Bu ülkenin bir bireyiysek, elimizi taşın altına koymak zamanı geldi de geçiyor bile..Aksi takdirde, her şey için çok geç olacak ve şikayete hakkımız kalmayacak,,

  14. lani

    Yuce onder Ataturk’umuzun ilke ve devrimlerine simdi her zamankinden daha fazla sahip cikmaliyiz. bu siteye bugun sayin profesor Emre Kongar’in yazisiyla erisme olanagi buldum.

    Birlesmeliyiz.

  15. metin61

    Merhaba Bir doktorumuzun güzel bir yazısını Cumhuriyet gazetesinde okuduktan sonra hep daha başka ne yapabiliriz diye düşünmüştüm sağolun böyle bir site sayesinde Cumhuriyete gönül veren onun için elele verecek ve laik ,demokratik ,çağdaş yaşamın devamı için haberleşeceğimiz bir siteyi kurmanızdan dolayı teşekkürler çok geç olmadan diyorum ama umutsuzluğada düşmeden pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.Gidecek bir memleketimiz yok .

  16. NYaşar Altay

    “Belli haklara sahip özgür bir birey olarak yaşadığım bağımsız bir ülkem var.” diyebilmenin ne kadar önemli olduğunu ve kimin sayesinde bu cümlenin söylenebildiğini topluma hatırlatmanın zamanı geldi geçiyor. Mitinglerdeki çoşkuyu yakalayıp bu coşkunun ötesine geçerek insanları bilgilendirip uyandırmanın zamanıdır. Arkadaşların dediği gibi çok geç olmadan eyleme geçme zamanı diyerek bu hareketin amacına ulaşmasını diliyorum.

  17. Orhan Aktay

    BUGÜN ÖGRENMİŞ OLDUGUM BU SİTE İÇİN MUTLUYUM.HER ŞEYDEN ÖNCE TÜRKİYE CUMHURİYETİN BU HALE GELMESİNE SEBEP OLAN BAŞTA SİYASETÇİLERİMİZİN VE SORUMLU TÜM KİŞİLERİ KINIYORUM.DEGİŞEN DÜNYAYA AYAK UYDURAMAYAN TOPLUMLAR HER ZAMAM YOK OLMAYA MAHKUMDURLAR.KİŞİSEL ÇIKARPEŞİNDE VE BÜYÜK ATATÜRKÜN BİZE BIRAKTIGI MİRASI YOK ETMEK İSTEYEN HERŞEYLE MÜCADELE ETMEYE DAVET EDİYORUM.

  18. AYHAN YÜKNÜ

    Bu sitenin yeni Kuvvai Milliye Hareketinin öncüsü olması dileğiyle. Hepimize mutlu günler.
    Cumhuriyetin kalelerinden EDİRNE den selamlar

  19. Naki Aydoğan

    Bireyler arasında iletişim kurmak, toplumun içine çöreklenmiş tömürün temizlenmesinin ilk adımı olur.
    Bireylerin bir birine fikir göndermesi, düşüncelerinin birleşmesini sağlar ve hareket alanı büyür. Birey bir an anında daraldığında çözüm üretme refleksi hızlı atar ve doğru fikrini bulur, diye düşünüyorum.
    Doğru fikir bulunduğunda yanlış fikir barınamaz aramızda, bağımsızlığımızda tehtit altına girmez.
    Düşünce boşluğumuz büyürse, ondan bundan şikayetci olmayız. Çünkü ortaya koyacak her daim fikrimiz olur, sorunlara çözüm bulunur.
    İletişim kurmak itmek ve çekmektir.
    İletişim kurmak canlılığımızın bir sonucudur.
    Hadi hep beraber canlanalım, ülkemiz ayaklansın,
    uygarlık yolunda yürüsün,
    Atatürk’ü anmaya hakkımız olsun.
    Ben varım.

  20. süleyman köse

    çok gerekli gördüğüm ve bugüne kadar geç bile kalınmış bir eylem için hepinizin eline sağlık. Umarım çığ gibi büyüyerek olmamız gereken yerlerde, yapmamız gereken eylemlerle dahada birlikte büyüyeceğiz.. Geç olmadan…..

  21. SAMİM

    “MEVZUBAHİS OLAN VATAN VE CUMHURİYET İSE,

    GERİSİ TEFERRUATTIR”

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.

    VATAN VE CUMHURİYET İÇİN HERYERDE VE

    HERŞEYDE HEP BERABER DİYEBİLMEK İÇİN.

    YÜREĞİNİZE ELİNİZE SAĞLIK.

  22. Nalan KARACA

    Üye olmak istiyorum.Kesinlikle destekliyorum.Her türlü desteği vermeye hazırım.Atatürkçüler ,aydınlar,bu ülkeyi sevenler artık birleşmek zamanı.
    Sizlerle kıvanç duyuyorum.

  23. Haluk Sinan Sevgilier

    Sevgili Cumhuriyet İçin Topluluğu üyeleri,

    Sizlerin de bildiği üzere; Yüce Önder Atatürk’ün önderliğinde Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızdan zafer elde etmemiz sonrasında, kendisinin düşün önderliğinde kurulan ve bizlere emanet edilen Cumhuriyet’i, onun kazanımlarını ve buna bağlı olarak tam bağımsızlığımızı yok etmek amacıyla; Avrupa ve ABD’nin 20 YY.’ın başlarında oluşturduğu, ayrıntılı bir şekilde tasarlanmış ve uygulamaya konmuş olan hain ve sömürgeci faaliyetlerin günümüze kadar süregelerek ne aşamada olduğu aşikardır.

    En üzücü olanı da; bu tür faaliyetlerde bulunan uluslararası güçlerin bu faaliyetlerini, ülkemizde kendilerini hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmayacak ve verilen görevleri eksiksiz ve hatta beklenenden fazlasıyla yerine getirecek işbirliklçileri vasıtasıyla yerine getirmekte olmaları ve bu işbirlikçilerin de yüce vatanımızın en üst makamlarında yer almalarıdır.

    Heyhat; Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan,halkını esir eden, içerideki cephenin suskunluğudur!

    İşte tam da bu aşamada Cumhuriyet İçin Topluğu’nun siz değerli üyelerinin bir arya gelmesi, pek bir manidar ve vakitlidir.

    Ancak şu da bilinmelidir ki; her ne kadar Cumhuriyet’in ve onun kapsadığı tam bağımsızlığın ve laikliğin ortadan kaldırılması amacıyla sinsi ve tasarlı bir şekilde faaliyette bulunan karşıdevrimcilere karşı böyle bir birliktelikte geç kalındıysa da, hiçbir şey için çok geç değildir, olamaz da.

    Unutmamak gerekir ki; umutsuzluğa yer yoktur. Yüce önde Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi; Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

    Ulusumza ve bekamıza karşı yürütülen bu sinsi faaliyetlere karşı hepimizin elini taşın altına koyarak tekrar tam bağımsızılığımızı elde edeceğimize inanıyor ve hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

    Görüşmek üzere.

  24. Naim Y.Bayhan

    Sitenin varligini Cumhuriyet gazetesinden ögrendim.
    Takdire sayan bu girisimin basariyla devami icin bende bulundugum bölgeden mümkün olan her türlü katkiyi yapmak istiyorum. Ülkemizin kaderini tayin eden secimlerde oy kullanan vatandaslarimizin, sadece bugününü ve yarinini görebilen kisiler olarak kalmasi aci bir gercek. Genc kitlelerin daha ileriyi gören, elindeki gücü nasil kullanacagini iyi bilen, Devletimizin gelecegi ile ilgili atilacak her adimin önemini kavrayan kültürlü bir toplumun özlemini cekiyor ülkemiz. Bunu elbirligiyle basarmamiz gerekiyor.

  25. Ahmet Kahraman

    Sevgili kardeşim çabanı gönülden destekliyorum.Çabanızı Emre Kongar’ın köşesinden öğrendim.Umarım,karanlık günlerimizde aydınlığa ışık arayan tüm dostlarımıza bir nebze olsun katkısı olur. Yanlız siteye nasıl üye olunuyor bilmiyorum bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim.
    TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ

  26. Bahadır

    Sitenin var oluşu bana moral verdi ancak, kendilerinin uygulamaya koyamadığı “sözde ve özde” deyiminin kullanılması beni rahatsız ediyor. “Sözde ve özde” C.B. arayanlar 29 Ağustos’ta “Cumhurbaşkanı” 30 Ağustos’ta “Cumhurbaşkanım” diyebildiler.
    İlgili makama şu mesajı ilettim sorarım haksızmıyım?
    Saygılarımla.
    “Sayın Genelkurmay Başkanı, 29 Ağustos “Cumhurbaşkanı”, 30 Ağustos ” Cumhurbaşkanım” anlaşılamadı ve ne yapılıyor, yapılmak istendi. Ben anlayamayacak kadar aptalmıyım? yoksa siz benden dahamı akıllısınız? Ben emekli Askerim diyemeyip emekli P.T.T. memurumuyum demek durumundayım.
    Saygılar.”

  27. Güven UNAN

    Atatürk’çü Laik,Demokratik Cumhuriyete gönül verenlerin başlattığı bu oluşuma ve de Sn.Emre Kongar’a sonsuz teşekkürler.Bu Laik,Demokratik Cumhuriyeti yıkma çaba-
    sında olanlarla mücadele etmek birinci görevimiz olma-lıdır.Sevgi ve Saygılar.
    Güven Unan

  28. Ertuğrul

    Tam bağımsız demokratik Türkiye ve antiemperyalist savaşın içinde bulunmak gerekirse her zaman idolüm olan Deniz Gezmişler, Bahriye Üçoklar,Uğur Mumcular gibi fikir savaşında bulunmak için bende varım.Bütün arkadaşlarımıda yönlendirdim onlarda burada olacaklar.Emeği geçen herkese ama herkese sonsuz teşekkürler.
    Ertuğrul Özdemir

  29. turan giray

    100 000 nin üzerinde sayıda cami.binlerce kuran kursu adı altında hain yuvası,en az 400 yerel tv yayını,1000 civarında yerel radyo..bunları izleyin lütfen.ulusal denen yayın araçlarını zaten biliyoruz.hoptirinam yayınlar ve salya sümük/yavşakça aptalca izleyen güzel insanlarımız.camilerin herbirinin öünde çay ocağı adı altında birer kahvehane var. orda işlenen konular.geçenlerde bir yerel radyo dikkatimi çekti.hazreti amza günü ve hamzanın arşıala özellikleri.ağlayarak telefonda daha daha anlatın neolur diyen genç sesli kızımız.bir yanda göbek havasından bir yandan nedeni sonucunu incelyecek bilgiden de yoksun bin beş yüz yıl önce yaşamış hamzaya ağıt.hazreti hamza bile bunları keserdi bugün görse.güzel insanımız afyonlanmışcasına bir yolda nedense.laikliği demokrasiyi ulusal birliği koruyup kollamak için askerlik yapar vergi verir bu insanlar.ancak seçmesini bilemediler birtürlü. kıdım kıdım ülkesi vatanı kayıyor ayaklarının altından.10-15 yıl sonra iş tamamdır.fetoş da gelir yada bir mürüdi oturur çankayaya.bir yanda bölücü kürtler,bir yanda hemen tamamı yabancılaşmış sermaye,bir yanda tarikatlar.işte yönetim bu.söz cok cok da..

  30. E.Namık B.ulbuloglu

    Selam dostlar.Bu CUMHURIYET ıcın Canakkalede Yemende kardeslerını kaybetmıs ancak kendı sag olarak 7 sene sonra donebılmıs bır gazının torunu olarak bu olusumu sonuna kadar desteklıyorum. Calısmalarımızı daha cok gencler arasında yogunlastırmalıyız fıkrındeyım.tum calısmalardan veya teblıglerden haberım olmasını ısterım.selam ve sevgılerımle dostlar.

  31. Yasemin Şahin

    Umutsuz kaldığımız bu günlerde, umutlarımıza yeniden kavuşmamız için katkıda bulunmak beni mutlu edecektir.
    Ülkemde kendimi yabancı hissetmekteyim, ülkem için son derece kaygılıyım.
    Dostlar arasında olmak ve birşeyler yapmak için herzaman Atatürk’çü Kemalist dostlarımın yanında olacağımı belirtmek isterim.

  32. ümit geren

    Sevgili Dostlar;
    Evet iletişim kurabileceğimiz bir alana kavuştuğumuz için gerçekten çok sevinçliyim, emeği geçenlere, bu olanağı bizlere sağlayanlara yürekten teşekkürler. Şöyle yazılanlara göz attığımda herkes benim gibi teşekkür etmiş. Korku ve kaygılarını dile getirmiş, kendine ve buradakilere Cumhuriyetimiz ve Ata’ mız ile ilgili sözler vermiş. Ama ne yazık ki ben somut adımlar atabileceğimiz öneriler görmek isterdim.
    Acilen gençlerimize sahip çıkabileceğimiz yurtlara ve bu gerçekleşinceye kadar böyle gençler yetiştirebilecek maddi olanaklara, sağlanacak burslara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bunun için neler yapabiliriz bunu tartışıp en kısa sürede sonuçlandıralım.
    Sevgi ve saygılarımla…

  33. figen suda

    bu güzel girişimi başlatan emeği geçen herkese teşekkürler ümitsiz bir şekilde türkiyeyi uçuruma düşmekten kurtaracak bir lider bir kuruluş ararken girişiminiz bir nebze yüreğimize su serpti.bütün kalelerimizi fethetmek üzere olan bu ikidardan kurtulmamız dört beş sene içinde yapabileceklerimize bağlı.bütün kesimlere bilhassa varoşlara ve gençlereyönelik çalışmamız ve bu kesimlleri tarikat yuvalarından din baronlarından kurtarmamız gerek basınıda unutmayalım.başarılar diliyorum.sevgiler.

  34. filiz timur

    Amaç örgütlenmek,biraraya gelmek ise bu ortamda görüşünü açıklayan her birey gibi ortak paydamız vatan ve ulusal çıkarlarımızın korunması.emperyalizme karşı durmak ise bende varım.
    ülkemin ormanları,dağları,akarsuları,denizleri yağmalanırken kazanılmış ulusal yatırımlarımız çok uluslu şirketlere yeşil sermayeye peşkeş çekilirken,çocuklarımın geleceği fethullahçı eğitim zihniyetine teslim edilirken köşemize çekilip hali pürmelalimze ağlamanın teslimiyeti içinde olmamalıyız. bizlerin bu ülkenin aydınlık yüzlerinin fikir beyan etmekten öte daha elle tutulur somut kararlar alması gerek.

  35. boran

    Değerli dostlar;

    Hayatın var olduğu her alanda mücadele etmeliyiz. Somut adımlar atmalıyız. Yani elimizi taşın altına koymalıyız. Benim önerim CUMHURİYET gazetesinin okunmasını artırmak ve güçlenmesini sağlamak için herkesi aldığının iki-üç katı gazete almaya davet ediyorum. Saygılarımla.

  36. Fatih Dundar

    Her turlu ahval ve serait icinde Cumhuriyeti korumak gorevimiz. Onemli olan uye sayısı degil, bu sayfadan yapılacak duyuruları yayarak 180 li sayıları ileriye tasiyacagimiza inancim sonsuz. Milyonları toplamak zor olmadıysa, bizler var oldugumuz surece Turkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yasayacaktir. Saygılarımla.

  37. turan giray

    iyi hoş da.. yurt yapalım burs verelim vs. çağdaş yaşam derneği üyesiyim.bunlar tamam. ancak.devletin görevi bunlar.vergi topluyor hoyratça devlet.ekmekten bile vergi alıyor.şu duble yol işine bakın bi.bir km yol tam beş kez yapıldı.olmadık yerlerde kolay sahalarda kendi yandaşına ihale verip bilgisiz insanlara yol yaptıranda devlet. ve bunları bu güzel insanımız sayesinde seçip gönderiyorlar.adamın hiçbir deneyimi yada makinası yok. ama pariye yakın. al sana şurda kazı yeri kaz yükle at.daha işin ilk günü ilk ödeme ve o parayla tutulan taşeron vs vs.ve havuza aktarılıp fakirleştirilen insanlara iftar yardımı vs.döngü tamamen ahlaksızlık üzerine kurulu. bu durum sadece bizde değil tüm dünya da böyle. bir tek güney amerika bi parça yıttı gibi.incili okuyun kuran ı okuyun. önce sen günahkarsın diyor kutsal kitaplar. yani önce ruhu teslim alıyor. sonra o insanı yönet nasıl istersen. illede haşhaşi olunmak zorunluluğu yok yani.maniplasyon pik yapmış durumda. ama davul dümbelek çıplak kadın ama ayet uyutan ilahiler. ne istesen var. yeterki uyusun insanlar. hıı ve tabiki tüketsin birde.hiçbirşey olmasa bile doğa bakacak çaresine bu insanlığın. ama çok geç olacak çok acılar yaşanacak. şimdide yaşanıyorda..bebeleri bombalayanlar alaskada bir martıyı gösterdiler petrole batmış. sanki o petrol herzesini yapan kendi değilmiş gibi.EMPERYALİZ M HIRSIZ AHLAKSIZ dır.söz çok da…

  38. turan giray

    Kitlelerin icgudusunu yonlendirmeyi, yillardir imtiyazli tabakalara ve aydinlara karsi birikmis ofkeyi ve cinsel arzulari dizginlerinden boşandrp hasimlarinin uzerine yoneltmeyi cok iyi biliyorlar.
    Kitleleri cok iyi taniyorlar, onlarin nefret ve ofkelerini, tum ciplak ayaklilar, ezilmisler, yoksullar ve de ozellikle KADINLAR kendilerinden gecene kadar korukluyorlar… Ozellikle gecekondu halki ideolojik asilanmalara cok yatkin. Devrimden 4 ay sonra mollalarin gucunun temelini bunlar olusturuyor. Fundamentalist rejimin basariya ulasmasi icin gereken tum ozellikler var bunlarda. Koklerinden koparilmis, ne koye ne kente uyan, basi bos, vahsi, cahil ve egitim gormemis, lumpen bir yasam surmek zorunda birakilmis, kendi kaderine terk edilmis, Allah’a inanan, mideleri bos, ici ofke dolu, kendine guvensiz, toplumun disina itilmis bu insanlar her onderin, her otoritenin, her ideolojinin pesinden gitmeye hazir…

  39. boran

    Değerli dotlar ;

    Bu güzel sayfa sadece içimizi dökeceğimiz yer olmasın. Hepimiz aynı düşüncenin insanlarıyız.Yıllarımız böyle geçti. Artık, AZ LAF, ÇOK İŞ.

    Hepinize selamlar.

  40. mehmet vedat Hürtürk

    Merhaba!.. Biz Kemalist devrimciler niçin bu günlere geldik? Neden kazanımlarımızın göz göre göre aşındırıldığı bu günleri yaşıyoruz? Bunların analizini çok iyi yapabilmeli ve Hakkındaki yolsuzluk iddiaları ve bunca birikimsizliği ve kültürel yoksunluğuna rağmen RTE’nin nasıl bir karizmatik fenomen olabildiğini iyi etüd etmeli bu yöndeki derslerimizi iyi çalışmalıyız.. Bunu yaparken CHP dahil hiçbir mevzimizi ve destekçimizi kaybetme lüksümüzün olmadığını da iyi bilmeliyiz.
    Başarılar diliyorum.

  41. Ali

    Herkes toplanıyor, herkes gruplar kuruyor…herkes birbirinin düşmanı kesiliyor…herkes olmazsa olmaz benim düşüncem diyor…sanki bu ülke onun bunun şunun? bu ne saçmalık, bu ne akılsızlık? ne Atatürk bir zümreye ait, ne de başka bir değer…bence sizler nasıl bir grupsanız, kendi kendinize gelin ve de güvey olmuşsunuz…sizlere kolay gelsin…

  42. ELİF ÇAĞLAK

    MERHABA;

    Duygularımı bu öyküyle paylaşmak istedim….

    Rivayet olunur ki,

    Kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmis.

    Kuşlar Simurg’a inanır,

    O’nun kendilerini kollayacağına ve zor günlerde kendilerini kurtaracağına güvenirmiş..

    Gel zaman, Git zaman, Kuşlar Dünyası’nda işler ters gitmeye başlamış.

    Simurg bekleniyormuş. Ancak ne gelen varmiş ne de giden.

    Simurg ortada görünmedikçe varlığı sorgulanır ve de umutlar yiter olmuş.

    Derken bir gün, uzak bir ülkede bir kuş sürüsü, Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş.

    Simurg’un var olduğunu anlayan tüm kuşlar toplanmışlar ve

    hep birlikte Simurg’un huzuruna varıp yardım istemeye karar vermişler.

    Ancak Simurg’un yuvası etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı’nın tepesindeymiş.

    Oraya varmak icin Yedi Dipsiz Vadi’yi aşmak gerekirmiş.

    Kuşlar hep birlikte havalanmışlar.

    Yolda yorulanlar ve de düşenler olmus. Vaz geçenler de çokca imiş.

    Önce Bülbül geri dönmüş - Gül’e olan aşkını hatırlayıp ;

    Papağan o güzelim tüylerinin yıprandığını bahane etmiş, Oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış ;

    Kartal yükseklerdeki krallığını anımsayıp dönmüş geriye ;

    Baykuş yıkıntılarını özlemiş ;

    Balıkçıl ise bataklığının özlemine dayanamamış…

    Vadiler üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış uçan kuşların.

    Beş Vadiden geçen geçmiş.

    Altıncı Vadi ” Şaşkınlık ” ve Yedinci Vadi ” Yokoluş ” ta kalan kuşlar umutlarını hepten yitirmis.

    Kaf Dağı’ na vardıklarında geriye sadece Otuz Kuş kalmış.

    Simurg’un yuvasını bulduklarında öğrenmişler ki, Simurg Anka ‘ Otuz Kuş ‘ demekmiş.

    Onlar birer Simurg’muş.. Her biri bir Simurg..

    ************
    Bizim de bilge ve yol gösteren Simurglarımız var.

    Onların varlığını biliyoruz. Onların yaşamlarından dersler çıkararak uçuyoruz gökyüzünde.

    Yedi Dipsiz Vadiyi aşmak için. Gerçeğe, Bilgiye ve Aydınlığa ulaşmak için.

    Bizlerden de Simurglar olacak.

    Şaşkınlık ve Yokoluş Vadileri çoktan aşıldı.

    Bırakınız vazgeçenler ve geride kalanlar, bilgiye aç, özgürlüğe muhtaç,

    tüneklerinde tünesinler, bataklıklarında ve de kafeslerinde yaşasınlar.

    Onlar da ileride tekrar Simurg tüylerinden bulurlar ve Otuz’u daha katılır Simurglara.

    İleriye. Daima İleriye ve Daha Yükseğe.

    Gün ola harman ola..Gelecek umut dolu.

    Kaf Dağı’ nın tepesine ne kaldı ki?

    NOT: ( http://www.geocities.com/muazzezcig/SIMURG.html) adresinde bulduğum ve tam da yerini bulacak diye
    düşündüğüm bu öyküyü sizlerle paylaşmak istedim.

  43. can öğmen

    Bildiğinzi gibi Kanaltür bir sivil toplum hareketi başlattı ,ayrıca Kanltürk tüm cumhuritçileri destekliyor .Bizde , bir sivil toplum hareketi olan Bizkaçkişiyiz hareketine katılıp ve destek verlim arkadaşlar. http://www.bizkackisiyiz.com

    .

  44. Naki Aydoğan

    “Cumhuriyet İçin”"

    Cumhriyet, devletimizin yönetim şeklinin adı, eylemimizin adı. Halkımızı oluşturan bireylerin eylemlerinin bileşkesinini ifadesi.

    “Cumhuriyet İçin”
    “Eylemimiz İçin”

    Sorunların çözümüne somut adım; kendi düşüncemizle eyleme geçmek ve kendi fikrimizle iletişmde bulunmak. Kısacası kendimizi kendimiz yönetmeliyiz. Özel hayatımızda iletişim ve bilişime yönelik yayınların etkisinde kalarak, ödev ve sorumluluklarımızı resmi kurumların haricinde birde özel kurumların programlarına tabi olursak; mesale kendi programızı ortaya koyarak evimizde ders çalışamayarak dersanelre baş vurmamız gibi. İletişim araçlarıyla çoğunlukla hazır logolarla konuşmamız ve de daha çok konuşacağım diye esm şirketlerin düşünceleri doğrultusunda eylemimizi yönlendirmemiz gibi. Dolayısıyla tüm kontrolümüzü başkalarına devretmiş oluruz. Onlarda bizi en kolay şekilde kontrollerinde tutmaya çalışırlar. Yani dini ve idolojik düşüncerlerle kontrollerinde kalmamızı sürdürmek isterler. Eğer biz kendi düşüncemizin farkında olursak; çağımızın eriştiği bilimsel düşünceyi yakalayarak kendimizi ve çevremizi doğru sorgularsak; kendi düşüncemizin özgünlüğünü yakalayarak bu doğrultuda hareket etmiş oluruz. Dolayısıyla bize hizmet edenler bizim faklı düşüncerimizi birleştirmeye yönelik düşünmeye başlaycaklardır. Buda yeni buluşların yeni teknojilerin doğmasına sebep olacaktır. Bizi yönetenlerde karşımıza kapsamlı politik programlarla çıkmak zorunluluğunu hissedeceklerdir.

  45. muharrem dayanç

    umarım baykaldan da onun hizipçi anlayışından da kurtulmuş oluruz bu sayede.

  46. celalbiter

    destekliyorum bu oluşumu.umarım başarılı olur umutsuzluğumuz son bulur.

  47. Naki Aydoğan

    Pencere

    Evimin penceresinden, seyahat ettiğim taşıtların penceresinden, sakince; telaşa vermeden dışarının seyrine dalırken, düşüncelere dalmak kolay ve keyif verici.
    “Cumhuriyet İçin” stesinin pencerelere dalmak, düşüncelere dalmaya gelmiyor, birden pencere kapanarak içerik yükleniyor yazısı beliriyor. Sonra araki yazdıklarımı bulasın…Bundan dolayı Gözde Sıdar’ın görşlerini doğruluyorum.
    Genelde yazmak zordur, birde akışını bulup yazdın mı; a yazmak ne kolaymış der insan. İki gündür, 21. yüzyılın örgütlenmesi özerine düşünüyırum. Gerçi daha öncede düşünmüş ; 21. yüzyılın örgütlenmesinin biz okurların arasındaki iletişimin kurulmasıyla oluşacağını yazmıştım. Ama ben yazarken farklı bir tarzda yazmay, aynı konuyu tekrarda etsem evrenin yeniden oluşmsı gibi yeniden oluşturarak yazmayı düşünüyorum.
    Yazmayı düşündüğüm diğer konu ise, Hüseyin Okandan arkadaşımın; Altı okun dışında, Atatürk ilkelerini ifade edecek figür üzerine düşüncelerimi yazmak istiyorum.
    Sizinde andığınızı umduğum gibi yazmak istediklerimi yazamadımmı yazmak istadiklerimi iletişimde bulundum dostlara yazacağımı beyan ederek, sözümü yerine getirmek içinde daha gayretli düşünmeye başlıyorum. Yazdıklarım kontrol etmeden hemen gönderiyorum. Ne olur olmaz.

  48. Naki Aydoğan

    BAŞÖRTÜSÜ ÜZERİNE ( Birinci Pencere)

    İnsanız, canlı varlığız; hareketliyiz.

    Vücudumuzu oluşturan hücrelerimiz genlde canlı kalırken, sadece vücudumuzu dışarıya kapatan derimizin dış yüzeyini oluşturan hücrelerimiz cansızdır. Dolayısıyla canlılığımız içimizden dışımıza doğru farklılık arz eder.
    Biz doğanın içindeykende içimizdeki hücrelerimiz gibi; doğayı oluşturan hücreyizdir. İçimizdeki hücrelerin aktifliği gibi doğanın içinde daha aktiffizdir. Doğanın dışı, canlılığığının dışı, canlılığının pasifleştiği dışı bizim doğanın anormal koşullarından korunarak pasifleştiğimiz evimizdir.
    Evimizin içinde de canlılığımızın aktifliği değişkendir. Ve biz bu değişken durumlara göre , eksi artı korunmaya yönelik vehareketimizin aktifliğine göre örtü örtünürüz. Canlılığımızın en pasif hali evimizde, uykudaykende evimizin içindeki havadan korunmak içinde yatakla örtünürüz.
    Hareketliliğimizin içerde ve dışardaki durumuna göre farklılık gösterirken; vücüdumuzu oluşturan organlarımızdaki örtünmemizde farklılık gösterir. Vücudumuzun genlde örtünmeyen yeri başımızdır. Çünkü başımızın kendini koruyan doğal örtüsü saçımız olduğundan ve en önemliside genel olarak canlılığımıza tehtit oluşturacak saldırılara karşı vücudumuzu anında aktif hale geçirmek için olan duyu organlarımızın başımızda bulunmasıdır. Yani duyu organlarımızın dış dünyaya sürekli açık olma zorunluğundan dolayı.
    Tabi ki doğanın aktiflendiği zaman yani, hava muhalefetinin yoğun olduğu zamanlarda bir örtüyle kapatmamızda doğaldır.

  49. Naki Aydoğan

    BAŞÖRTÜSÜ ÜZERİNE ( İkinci pencere)

    Bir yapının içine girdiğimizde genel olarak, üzerimizi kapattığımız giysilerimizi en asgariye indiririz. Hele başımızı tamamen açarız.
    Canlılığımızın doğallığının karşı biçiminde örtünmemizi belirleyen dinsel inançlarımızdır. Dini düşüncere göre örtünmemizi belirleyen ayraç ise cinsiyetimizdir. Cinslerin Tarihi diyalekteki örtünme mantığı ise, erkeklerin genlde evinden daha çok uzaklaşarak doğada daha çok kalması, kadınların ise evinde ve ya evinin çevresinde genelde kalmasıdır. Cinslerin birbirlerinden farklı sürelerde evinden uzaklaşması; insanların bir arada yaşadıkları toplumlarıda, yaşadıkları coğrafi özelliklere göre farklılaşmasını doğurmuştur.
    Toplumlar, kendini oluşturan bireylerini diğer toplumların bireylerinden korumak için; özelliklede erkeklerin evlerinden uzaklaştığı zamanlarda evini ve karısını çocuklarının güven içinde korunması için toplumu oluşturan tüm bireylerin benimseyerk oluşturduğu ortak değerlerinin ifadesi kurallara uylmasını dayatır.
    Peygamberimiz Hz. Muhammet dinimizi Kuran-ı Kerim’in esaslarına göre toplumuna, dolayısıylada tüm dünya toplumlarına ifade ederkende toplumun o zamanki şartlarına uygun bir şekilde ifade etmiştir.

  50. Naki Aydoğan

    BAŞÖRTÜSÜ ÜZERİNE (Üçüncü Pencere)

    Günnümüzde, dinimizin yeryüzüne Peygamberimiz tarafından tebliğ edildiği zamanlardaki kurumlardan değişmeden kalan kurum hangisidir? Tabiki camilerimizdir. Dolayısıyla canlılığımızın doğallığımıza karşıt bir biçimde örtünme yerimiz camilerimiz ve dinimizin gereğini uyguladığımız dini törenlerde örtünmemiz en doğrusudur. öbür türlüsü topluma anlamsız bir dayatmadır. Çünkü toplumu oluşturan bireyleri korumak değil, başka toplumların saldırısına karşı korumasız bırakmak demektir.
    Reşit olmuş bir yetişkin öğrencinin, okula başı örtülü gitmesi özgür düşüncesini ifade etmek değil, hayatı ve dünyanın nasıllığını sorgulamaya karşı kendine ait düşüncesinin olamayacağını, inandığı inancının örtünme biçimiyelede sırını belrleyerek, yeni düşüncelere kapalı olduğunu aslında belirtmektedir. Dolayısyla bireyin temel hak ve özgürlüğü, sadece kendine ait düşüncesini, dini inançların ve idoljik düşüncelerin baskısndan korunarak ifade etmesidir.
    Bireyin kendi düşüncesini bilip ifade edceği çağının kurumu, çağının koşullarına göre ve çağının öngördüğü bilimselliğe göre hareket eden okullardır. Başörtüsünün gündemde kalması, bu doğrultuda Anayasanın düzenlenmek istenmesi; bireylerin hak ve özgürlüğünü sınırlayarak bireyi dini ve idolojik düşüncelerin içine hapis etmek demektir.
    Gerçek birey inandığı şeyi dış dünyaya ifade etme ihtiyacı duymaz. Çünkü, inancı onun vicdanıdır. Birey vicdanını dış dünyadan korumak için inanmadığı şeylere karşı düşüncesini ifade eder. İfade ettiği düşüncesi, inanmadığı düşüncelerle inandığı inaçlarının temasında vicdanının soğuyarak vücudunu dış dünyaya karşı korumasıdır. Laikliğin özü budur. Peygamberimiz ve Atatürkümüz buşuna bilimi geleceğe yönelik bilimi referans göstermemiştirler. özünde inandığımız değerlerin korunmasına yöneliktir, bilimsel düşünmek ve düşüncemizin bilimseliğine göre düşüncemizi ifade etmek.
    Bu düşüncelerim Sayın Başbakanımın akşam haberlerindeki sözlerine karşı özgür ifademin bir sonucudur.

  51. mesut ant

    yolunuz ve yolumuz açık olsun.Önümüzdeki engellerin barışiçinde kalkması için mücadeleye devam.saygılarımla

  52. Hakan Börekçi

    Uzun soluklu bir yolculuğun başındayız. Strateji önerileri ve gerekli ekonomik yardımların yavaş yavaş toplanmaya başladığını umarım. Verilerin toplanması, eğitim birimleri
    nin hazırlanması, reklam ve propoganda konusu çok önemli. Biran önce çalışmalara başlanırsa birkaç ay gibi
    bir süre içinde elle tutulur veriler elde edilir kanısındayım.
    karşı tarafa göre avantajımız, biz sıfırdan başlamıyoruz.
    Tavsiyem, her ihtimale karşı ÖZGÜR YAZILIM’ ı kullanın.
    Verdiğiniz fırsat için teşekkür ederim.

  53. zeki çiner

    bu tür girşimleri böl yönet kampanyasına yardım ettiğini düşünüyorum.Az olsun benim olsun fikri hoş değil. Solda o kadar çok oluşum yaratıldı ki, Kimse birbirinden haberi yok. Ben küçük küçük oluşumlardan yana değilim. bir güçbirliği oluşturarak ,ortak paydalarda buluşup, Bu vatanı tekrar bizim yapmak için mücadeleden yanayım. birlikte ve diri durursak demokrasi düşmanları , ikinci cumhuriyetçiyiz diyen vatan düşmanları bu kadar cesaretli olamazlar

  54. Naki Aydoğan

    OKUR ÖRGÜTLENMESİ ÜZERİNE

    Orak ve çekiç; meydanlarda toplanan işçinin güç aldığı maneviyatının bayrağının vaz geçilmez sembolü.
    Orak; kırsalın çalışanı çiftçinin sembolü.
    Çekiç; kırsalın yoğunluğu şehirlerin içisinin sembolü.
    Çiftçi, gündüzün aydınlığında çalışır, gecenin karanlığında dinlenir. Kum saatinin akması gibi, emeğinin karşılığı ürün olarak, kilerine akar. Kilerleri zamana dolar. Yine kum saatinin çevrilmesi gibi, çiftçinini dolan kilerleri çevrilerek geleceğin boşluğuna akacaktır.
    Kum saatini kim çevirecektir?
    Çiftçinin tembeli, çiftçi gibi gün boyu toprağı kaşımaz; toprağın doğal nimetleriyle fikrini kaşır. Keyfince dere tepe gezer, ağaç gölgelerinde yan gelip yatar. Canı taze geçene acıkınca, düşüncesinde çiftçinin kilerleri takılır. Bir kurulan saatin yayı gibi fikri, boşluğunda salınır, çiftçinin kilerlerini düşüncesinden düşüncelere taşımaya koyulur. Çiftçinin tembeli, geçmişi geleceğe pazarlayan tüccar olur.
    Geçmiş tüccarın fikrinde çözüldükçe, kırsalda
    yavaş yavaş çözülürek geleceğine akar. Akamadığı yede; ırmak kenarlarında, göl ve deniz kıyılarında ve yüksek dağların arasındaki geçitlerinde birikir. Şehirler oluşur, uygarlıklar doğar; devletler kurulur.
    Yeryüzünde ayak izleri çoğaldıkça patika yollar belirir. Üstünde fikirler konakladıkça taş döşenir, konaklar kuruldukça yağlanır , asfaltlanır…
    Şehirlere akan çiftçinin özürlüsünün orağı kapanır, şehirlerin kapalı yapılarına özgü; maddeyi yerinden eşelemez; kesmez, önüne taşınan maddeyi döven çekice dönüşür. Geçmişinin üstüne fazla eğilmez, üstünde sallanır.Sallandıkça bir düzen içinde çekicide vurur geleceğe. Bir saatin, bir dişlisine dönüşür, zaman akar bir düzen içinde.
    Devamı bir sonraki pencereye.

  55. sadık özgür yılmaz

    ÜLKEMİN AYDINLIK GELECEĞİNE BENİMDE KARINCA KARARINCA BİR KATKIM OLURSA NE MUTLU BANA.HEPİNİZE SELAMLAR SEVGİLER.MERHABA DOSTLAR

  56. adem

    halk ve özgürlük

  57. ser.can

    ççççççççççççooooooooooook ama çok güzel bunları okuyınca atatürk ve mehmetçikler aklıma geldi……
    ATAM RAHAT UYU..!
    BİZLER CUMHURİYETİN BEKÇİLERİYİZ

    Teşekkürler cumhuriyeticin.com …..teşekkürler!!!!!!!!!!!!!!!!!!

  58. ser.can

    Yolunuz ve yolumuz açık olsun. Önümüzdeki engellerin barış içinde kalkması için mücadeleye devam.
    Saygılarımla

  59. Vural ALTINOL

    Şöyle bir bakıyorum ve gelecekte kızımın beni sorgulamasından korkuyorum. o daha 5 yaşında büyüdüğü zaman baba siz ne yaptınız derse ne cevap verebilirim. Cumhuriyetimiz,laik türkiyemiz,bağımsızlığımız ve bayrağımız üzerindeki kara bulutlar için artık yeter..
    5 yaşındaki kızım bugün ATATÜRK’ü tanıyor yarında tanıyacak laik,cumhuriyetçi ve Atatürk’çü bir TÜRK olarak yaşayacak..

Yorum Gönder

Not: Yorumunuz site yöneticileri tarafından uygun görüldüğü takdirde yayımlanacaktır.

Hakkımızda

Bizler Atatürkçü ve vatansever bir grup olarak yeni bir sivil toplum hareketi yaratma çabası içindeyiz. Grubumuzu “Tam bağımsız ve laik bir cumhuriyet için mücadele eden gönüllülerin oluşturduğu fikir paylaşım grubu” olarak tanımlıyoruz.Çağdaş, aydın, laik ve Atatürkçü birer Türk insanı olarak ülkemizin size, her zamankinden daha çok ihtiyacı bulunmaktadır. Oluşumumuzda yer alarak yeni bir heyecanla teşekkül eden ve her gün büyümekte olan bu GÖNÜLLÜ HALK HAREKETİNE destek veriniz.

cumhuriyeticin.com